“Korku, çoğu zaman gerçek tehlikeden daha büyük bir tehlikedir.” — Seneca
Fobiler
Birçok insan çeşitli şeylerden korkabilir. Bu korkular kimi zaman azalırken kimi zaman artar ve hayatımızı zorlaştıracak düzeye gelir. Her insanın zaman zaman korktuğu durumlar ya da nesneler olabilir. Bu korkuların fobi olarak değerlendirilebilmesi için hayatımızı ne derecede etkilediğini bilmek gerekir.
Fobi kelimesi Fransızca phobie “patolojik korku” kelimesinden alıntıdır. Kelimenin kökeni Yunan mitolojisinde korkunun tanrısı olarak bilinen Phobos’un isminden gelir. Kökeninden de anlaşıldığı gibi fobi ya da psikolojik bir terim olarak özgül fobi, ciddi bir tehlike yaratmadığı halde kişinin belirli durumlar, mekanlar ya da nesnelerden orantısız bir şekilde korkması durumudur. Kişinin hayatını büyük ölçüde etkileyen fobiler, insanlarda sıklıkla görülen anksiyete bozukluklarındandır.
Korku ve Fobi arasındaki Fark Nedir ?
Günlük dilde fobi ve korku kelimeleri sıkça birbirinin yerine kullanılır fakat bir durumun özgül fobi olarak adlandırılabilmesi için birtakım özellikleri olması gerekir. Korkulan durum, nesne ya da mekan gerçekçi bir tehdit içeriyorsa buna fobi diyemeyiz. Örneğin, büyük bir ormanda yırtıcı hayvanlardan korkmak fobi sayılmaz veya ıssız bir sokaktan geçerken kapkaça uğramaktan korkmak da fobi olarak adlandırılmaz. Diğer yandan, ertesi sabah okula giderken köpek görebilme ihtimalini düşünerek okula gitmeyen biri için bu durumu fobi olarak görebiliriz.
Kedilerden korkan birisi kedi gördüğünde endişelenir ve onunla yüzleşmekten kaçınır. Ancak kedi fobisi olan birisi gece kedileri görebilme ihtimalini düşünüp dışarı çıkmayı reddedebilir. Fobi, özellikle fobiye neden olan obje ile yüzleşme yaklaştıkça uykuya dalmayı, bir işe odaklanmayı zorlaştırır ve hatta bazı durumlarda imkansız hale getirir.
Fobi çeşitleri
Özgül Fobiler
Özgül fobi, belirli bir nesne, durum veya etkinliğe karşı aşırı ve mantık dışı korku duyulmasıdır. Bu korku, kişinin günlük yaşamını önemli ölçüde etkiler ve kaçınma davranışına yol açar. En sık görülen özgül fobi türleri şunlardır: hayvan fobileri, yükseklik korkusu, uçak fobisi, kan-yaralanma-iğne fobisi, gök gürültüsü ve fırtına korkusu, yalnız kalma korkusu, kapalı yer korkusu (klostrofobi), araba korkusu ve yutma fobisi.
Hayvan Fobisi
En yaygın özgül fobi türlerinden biridir. En sık korkulan hayvanlar arasında köpek, kedi, böcek, yılan ve kuş yer alır. Korkulan hayvanlar kültürlere göre farklılık gösterebilir; örneğin bazı ülkelerde örümcek fobisi daha yaygındır. Bazı kişilerde fobi, hayvanla yaşanan olumsuz bir deneyimden (örneğin ısırılma) sonra başlarken, bazılarında belirgin bir tetikleyici olay bulunmaz.
Yükseklik Korkusu (Akrofobi)
Yüksek yerlere karşı yoğun korku duyulmasıdır. Bu fobiye sahip kişiler yüksek binalara çıkmakta, yüksekten aşağı bakmakta, pencere kenarında oturmakta veya balkona çıkmakta zorlanır. Asansör korkusu da sıklıkla yükseklikle ilişkilidir; korku, kapalı alanda kalmaktan ziyade yüksekte bulunmaktan kaynaklanır. Yükseklik korkusu olanların bir kısmında uçak fobisi de görülebilir, ancak iki fobi birbirinden farklıdır.
Kan-Yaralanma-İğne Fobisi
Kan görme, yaralanma, iğne yaptırma veya tıbbi işlemler karşısında yoğun rahatsızlık, bayılma hissi, mide bulantısı veya kalp hızında değişiklik gibi tepkilerle karakterizedir. Halk arasında “kan tutması” olarak da bilinir. Bu fobi, gerekli tıbbi müdahalelerden kaçınmaya kadar gidebilir. Genellikle çocuklukta başlar ve aile öyküsünde benzer korkuların bulunma oranı diğer özgül fobilere göre daha yüksektir.
Gök Gürültüsü ve Fırtına Fobisi (Astrafobi)
Gök gürültüsü, şimşek, yıldırım ve fırtına gibi hava olaylarından aşırı korkma durumudur. Bu fobiye sahip kişiler hava durumunu sık sık kontrol eder, fırtınalı havalarda dışarı çıkmaz ve gök gürültüsü duyduklarında saklanma ihtiyacı hisseder. Kapı ve pencereleri sıkıca kapatarak sesi azaltmaya çalışırlar.
Uçak Fobisi (Aviyofobi)
Uçağa binmeye karşı yoğun korkudur. Kişiler uçak yolculuğu yerine çok daha uzun ve yorucu alternatifleri tercih edebilir. Uçuş sırasında uçağın düşeceğine dair düşünceler kontrol edilemez hale gelir; her sarsıntı veya ses arıza olarak yorumlanır ve panik yaratır.
Araba Fobisi
Araba kullanmaya veya arabada yolcu olmaya karşı gelişen korkudur. Trafik kazası yaşamış olmak, kötü hava koşullarında kontrol kaybı yaşamak veya sürücülükle ilgili olumsuz deneyimler fobiyi tetikleyebilir. Belirtiler arasında stres, terleme, nefes darlığı, kalp çarpıntısı, baş dönmesi ve panik atak yer alır. Bu belirtiler sadece araç kullanırken değil, kullanmayı düşünürken de ortaya çıkabilir.
Yalnızlık Fobisi (Otofobi)
Fiziksel veya duygusal olarak yalnız kalmaktan aşırı korkma durumudur. Özellikle gece yalnız kalma korkusu belirgindir. Evde tek başına kalındığında hırsız, yaratık veya tehdit edici bir varlık hissi yaşanabilir. Ayrılık anksiyetesiyle ilişkili olabileceği düşünülmektedir.
Klostrofobi
Kapalı veya dar alanlardan yoğun korkudur. Temel korkular sıkışıp kalma, çıkamama, nefes alamama veya boğulma şeklindedir. Sinema, tiyatro, asansör, tünel gibi yerlerden kaçınma görülür. Dar yakalı kıyafetler veya sisli/kapalı havalar da boğulma hissi yaratabilir.
Yutma Fobisi (Fagofobi)
Yiyecek yutarken boğulma korkusu nedeniyle aşırı kaygı duyulmasıdır. Fiziksel bir yutma bozukluğu yoktur; sorun psikolojik kaynaklıdır. Diğer özgül fobilere göre daha nadir görülür ve kadınlarda daha sık rastlanır. Her yaşta ortaya çıkabilir.
Sosyal Fobi (Sosyal Anksiyete Bozukluğu)
Toplum içinde dikkat çekmekten, eleştirilmekten, rezil olmaktan veya olumsuz değerlendirilmekten aşırı korkma durumudur. Kişiler kalabalık ortamlarda bulunmaktan, konuşmaktan, yabancılarla iletişim kurmaktan kaçınır. Sosyal yaşamları önemli ölçüde kısıtlanır.
Agorafobi
Ev gibi güvenli alan dışındaki ortamlara (kalabalık yerler, açık alanlar, toplu taşıma araçları vb.) karşı yoğun korku, panik, çaresizlik ve utanç duygularının gelişmesidir. Evden çıkmakta zorlanma veya yalnız çıkamama sık görülür. Bedensel belirtiler arasında göğüs ağrısı, aşırı terleme, sıcak basması, titreme, yutkunma güçlüğü ve kalp çarpıntısı yer alır.
FOBİLER NASIL BAŞLAR?
Fobilerin genel olarak çocukluk ve gençlik dönemlerinde oluşmaya başladığı bilinse de ilerleyen yaşlarda da ortaya çıktığı görülür. Korkunun nesnesi olan belirli bir durum, hayvan ya da mekandan kaçınılmaya çalışıldığı ve kişinin hayatını buna göre şekillendirildiği aşamada fobiler ortaya çıkmaktadır.
Başımıza gelen kötü olaylar, olumsuz bir durum yaşadığımız mekanlar veya bir canlı ile korku duyacağımız bir durumun içinde kalmamız da fobi oluşumuna sebep olabilir. Bu fobiler bir çeşit neden-sonuç ilişkisine bağlıdır. Ortaya çıkan fobilerin genellikle mantıklı bir nedeni olur. Örneğin çocukluğunda köpek tarafından kovalanmış birinin köpeklere karşı fobisi olduğu görülebilir. Bozuk bir asansörde kalmış birinin asansör fobisi oluşması ya da kapalı alan fobisinin ortaya çıkması muhtemeldir. Davranışcı terapiler bu gibi durumlarda yararlı olabilir.
Genetik etkenler, anksiyete bozuklukları, travmatik yaşantılar, uzun süreli strese maruz kalmak gibi tetikleyici bazı unsurların da fobilerin oluşmasında rol oynadığı görülmüştür.
Ayrıca fobi sahibi kişi, korkusunun tetiklendiği durum, olay ya da doğrudan korkusu ile henüz yüz yüze gelmemişse, buna yönelik bir fobisi olduğuna dair herhangi bir belirti ile karşılaşmayıp, yıllarca bunun farkına varmayabilir.
FOBİ BELİRTİLERİ
Fobi belirtileri, anksiyete bozukluğunda görülen belirtilerle benzerlik gösterir. Hem fiziksel hem de psikolojik belirtileri bulunur. Fiziksel belirtiler çarpıntı, yüzde ve vücutta kızarma, kaşıntı, titreme, soğuk soğuk terleme, mide bulantısı, ürperme, bulanık görme, bayılma ve nefes darlığı olarak sıralanabilir. Bayılma korkusu, ölme korkusu, kontrolü kaybetme korkusu, gerçeklikten uzaklaşma ve sürekli olarak karmaşık bir ruh hali içerisinde olma durumu da psikolojik veya duygusal belirtilerindendir. Belirtiler kişiden kişiye farklılık gösterebilir.
FOBİ TEDAVİSİ
Fobiler, bireylerin hayatını ciddi derecede etkileyebilen ve kaliteli bir yaşam sürmelerini engelleyen rahatsızlıklardır fakat tedavisi mümkündür. Fobilerde birçok psikoterapi yöntemi kullanılır, ek olarak ilaç tedavisine de başvurulabilir. Genel olarak bilişsel davranışçı psikoterapi yöntemleri kullanılarak fobiler tedavi edilmektedir.
Terapi ve Danışmanlık Süreci
Fobi nedeniyle bana başvuran kişinin öncelikle yaşadığı korkunun nasıl ortaya çıktığını, hangi durumlarda yoğunlaştığını ve günlük yaşamını ne ölçüde etkilediğini ayrıntılı olarak değerlendiriyorum. Yapılandırıcı sorularla korkunun ne zaman başladığını, geçmişte yaşanan hangi olaylarla ilişkili olabileceğini, kişinin korku karşısındaki düşünce ve davranışlarını ve korkudan kaçınmak için geliştirdiği yöntemleri anlamaya çalışıyorum. Çünkü fobiler yalnızca korkulan nesne veya durumla sınırlı değildir; kişinin o duruma yüklediği anlamlar, geçmiş deneyimleri ve kaçınma davranışları da korkunun devam etmesinde önemli rol oynayabilir.
Öykü detaylandırıldıkça kişinin korkuya karşı geliştirdiği düşünce, duygu ve davranış örüntüleri daha belirgin hale geliyor. Örneğin korkulan durumdan uzak durma, kaçınma, sürekli kontrol etme veya korkunun ortaya çıkabileceği ortamlardan uzaklaşma gibi davranışların korkunun devam etmesine nasıl katkıda bulunduğunu birlikte ele alıyoruz.
İlk görüşmelerde kişinin yaşadığı fobinin özelliklerini ve ihtiyaçlarını dikkate alarak uygulanabilecek terapi yöntemlerini belirliyorum. Kullanacağım yöntemleri danışanıma açıklıyor ve kendisi için uygun olup olmadığını birlikte değerlendiriyoruz. Danışanım yöntemi anlıyor, kendisine mantıklı geliyor ve sürece hazır hissediyorsa terapiye başlıyoruz. Terapi sürecinde kişinin verdiği tepkilere ve ilerleyişine göre kullanılan yöntemler yeniden şekillenebiliyor.
Fobilerin tedavisinde özellikle bilişsel-davranışçı terapi ve davranışçı terapi yöntemlerinden yararlanılabiliyor. Kişinin korktuğu durumla güvenli ve kontrollü bir şekilde karşılaşmasını sağlayan maruz bırakma çalışmaları, korkuya eşlik eden gerçekçi olmayan düşüncelerin ele alınması ve kaçınma davranışlarının azaltılması terapi sürecinin önemli parçalarını oluşturabiliyor. Gerektiğinde gevşeme ve duygu düzenleme çalışmaları da sürece dahil edilebiliyor.
Fobilerde seans sayısı kişinin yaşadığı korkunun türüne, şiddetine, ne kadar süredir devam ettiğine, kaçınma davranışlarının düzeyine ve terapiye katılımına göre değişiklik gösterebilir. Bazı özgül fobilerde daha kısa süre içerisinde belirgin ilerlemeler sağlanabilirken, kişinin korkusunun yaşamının birçok alanını etkilediği veya uzun süredir devam ettiği durumlarda daha uzun bir terapi süreci gerekebilir.
Terapi sürecindeki temel amaç yalnızca korkunun azalmasını sağlamak değil, kişinin korktuğu durum karşısında kendisini daha güvende ve kontrol sahibi hissedebilmesine, kaçınma davranışlarını azaltmasına ve günlük yaşamını korkuları tarafından sınırlandırılmadan sürdürebilmesine yardımcı olmaktır.
Fobileriniz günlük yaşamınızı kısıtlıyor veya kaçındığınız durumlar hayatınızı zorlaştırıyorsa, yaşadığınız korkuları anlamak ve bu süreci birlikte ele almak için benimle iletişim sayfası üzerinden iletişime geçebilirsiniz.